Tarkan Köylü Kimdir

20 Nisan 2018 Yazan  
Kategori Biyografiler, Genel

Tarkan Köylü

tarkankoylutarkann

 

Merhabalar, ismim Tarkan Köylü, Malatya Yeşilyurt / Cafana doğumluyum, İnönü Üniversitesi eğitim fakültesi Resim öğretmenliği bölümünü bitirdim. Malatya, Kahraman Maraş ve Antalya olmak üzere yaklaşık 14 yıldır özel öğretim kurumlarında yöneticilik ve görsel sanatlar öğretmeni olarak görev yaptım.

Şuan Antalya da özel bir kolejde görev yapmaktayım. Ayrıca şahsıma ait Tarkan Köylü Sanat Atölyesinde hobi amaçlı dersler vermekteyim. 1988 yılında başlamış olduğum Taekwondo sporuna profesyonel olarak devam etmekteyim ve Filipin savunma sporu olan Kali arnis Escrima savunma sanatı ile ilgilenmekteyim, Escrima savunma sanatının Antalya il temsilciliğini yapmaktayım. Geçen yıl itibariyle şiir ve deneme yazılarından oluşan ( Aşkına Sağlık ) isminde bir kitabımız çıktı.

Bu yıl 14 Şubat tarihinde çıkarmayı planladığımız ( Yalnızlık Çok Kalabalık ) isimli kitabımızın hazırlığı bitmiş durumda, çıkacağı ve okuyucularıyla buluşacağı tarihi bekliyor. Türkiye de sayılı kişilerin profesyonel anlamda ilgilendiği Kum Sanatı ile ilgilenmekteyim. Yakın bir tarihte Vizyona girecek olan ( KUYU ) isimli Sinema filminde oyunculuğa ilk adımımı attım, ilerleyen günlerde oyunculuk anlamında farklı projelerimiz bulunmakta, inşallah yakın zamanda ekranlarda olacağım.

O kadar çok alanda ilgileniyorsunuz ki sorularımı hangi alanda soracağıma kararsız kaldım, Ben yıllarca mümkün olduğu kadar kendimi farklı alanlarda geliştirmeye çalıştım. Ve her alanda bilgi edinme kaygısından ziyade, öğrenme ve başarılı olma noktasında yoğun çaba harcadım ve vaktimi boş geçirmemeye özen gösterdim her zaman yeni bir şeyler öğrenme çabası içinde oldum. Zaman bizlerden bir şeyler alıp götürüyorken, vaktim yok, İmkanım yok gibi klasik bahanelerin arkasına gizlenmedim, bu yüzden kendi ilgi ve yeteneklerimi keşfederek, kararlı bir şekilde önüme çıkan engelleri aşarak yoluma devam etmeye çalıştım. Kum Sanatı gösterisi ile 15 Temmuz döneminde meydanlardaydınız, bu konu hakkında biraz konuşabilir miyiz? 15 Temmuz o hain gece de bende meydanlardaydım elimde sanatım, İl il gezerek demokrasi meydanlarında darbe konulu kum sanatı gösterilerimi gerçekleştirdim. Memleketim Malatya ya da geldim, dostlarımla dava arkadaşlarımla meydanlarda bayrak salladık, Memleket şarkıları söyledik ve gösterimizi gerçekleştirdik, Çıktığım demokrasi gösterilerinde ben şunu söyledim Kemal Abi; Bu dava senlik davası değil Bu dava benlik davası değil Bu dava bizlik davası Bu dava memleket davası Bu dava bayrak davasıdır dedim. Şükür! Sen, ben değil biz olarak memleketimize bayrağımıza sahip çıktık. Yazmaya ne zaman başladınız, Ben yazmaya 17 yaşlarında başladım ve özellikle yazarken hedefim şarkı sözü yazarlığı olduğu için heceli ve kafiyeli şiirler yazmaya yöneldim. O yaşlarda her zaman hayalimde bir şarkı sözü yazarlığı vardı ve bir gün bir şarkıya benim şiirim anlam verecek diye düşünüyordum, bu düşüncem hala geçerliliğini koruyor içimde. Zaman geçtikçe insanın hayata bakışı, gördüğü gözlemlediği bazı şeyler değişebiliyor, insan yaşanmışlıkları doğrultusunda bir kabuk değiştirme sürecine giriyor ve hayata daha farklı bir pencereden bakma isteği oluşuyor, keşfetme dürtüsü ile karşı karşıya kalıyor. İşte bu dönemlerde bende serbest şiirler ve yazılara yönelme isteği oluştu. Önce kısa yazılardan oluşan serbest şiirler yazmaya başladım, okudukça beğendim ve beğendikçe serbest şiirlere yönelme isteği artmaya başladı, duygu ve düşüncelerimi satırlara dökmek için hece ve kafiyelerin birbirine uymasına gerek kalmıyordu, anlamlı ve akıcı sözcükler kullanmam yeterliydi. Şimdi duygularımın yönüne göre bazen serbest bazen de heceli şiirler yazıyorum, içimi döküyorum satırlara. Çok fazla alanla ilgileniyorsunuz, bunlara ayrı ayrı nasıl yetişebiliyorsunuz? İnanın 24 saat bana yetmiyor desem yalan söylememiş olurum, kafamda yapmayı planladığım o kadar çok ideallerim var ki, zaman zaman bunlara yetişmekte zorluk yaşıyorum, fakat mümkün olduğu kadar planlı hareket etmeye çalışıyorum, yapmam gerekenleri öncelik sırasına koyarak, eyleme geçiriyorum. Peki, Resim, Yazarlık, Spor, Kum Sanatı ve Oyunculuk… Bunlardan bir tanesini seçmeniz gerekiyor deselerdi hangisini seçerdiniz? Kemal Abi Sorularınız giderek zorlaşıyor.

Ben şuan ilgilendiğim bütün işlerimden gayet memnunum, birini ötekinden ayırt edemem. Hepsine ayrı ayrı emek verdim zaman harcadım hayallerimde süsledim. Bu saydıklarımdan bir tanesini hayatımdan çıkarmaya çalışırsam yaşama dengem bozulur galiba, hatta gün yüzüne çıkmamış sırasını bekleyen farklı sanatsal faaliyetlerim de bulunmakta. Sırası geldiğinde onlarla da başarılı bir şekilde gündemde olacağım inşallah.

Kuyu filmimiz değerli dostum, kıymetli abim Serdar Bardakçı’nın 5. Filmi. Film bir üniversite öğrencisinin çocukluğundan üniversite yaşamına kadar devam eden korkularıyla yüzleşmesini anlatıyor. Ben filmin ana karakterlerinden biri olan, ( kemal amca ) Sayın Murat Ercanlı’nın gençliğini oynuyorum, emek verilerek uzun zaman harcayarak yapılmış bir film Vizyona girdiği zaman hak ettiği yerde olacağını düşünüyorum. Yeni film projeleriniz var mı? Evet, şuan tarihi netleşmeyen bazı sinema filmi projelerimiz var, konusu itibariyle dikkat çekeceğini düşündüğüm güzel bir proje. Bende bu projenin içinde olacağım, ama şuan ülkemizin içinde bulunduğu bu sıkıntılı sürecin geçmesini bekliyoruz. İnşallah ülkemiz en kısa zamanda feraha çıkacak, biz ve bizim gibi birçok projeler de ülke gündeminde başarılı bir şekilde kendini gösterecektir. Malatya’da bir projeniz olacak mı, daha doğrusu Malatya’da film çekmeyi düşünüyor musunuz? Malatya benim hayallerimin ve planlarımın bütün aşamasında mevcut, az önce anlattığım sinema filmi projelerimizden bir tanesini de Malatya’da gerçekleştirmek istiyoruz. Konuyla ilgili olarak gerekli görüşmelerimiz devam etmekte, fakat net olarak gerçekleştiği zaman bu konuyu daha detaylı olarak gün yüzüne çıkarmak istiyorum. Sayın hocam, bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür ediyorum. Son olarak bizlere söylemek istediğiniz bir şeyler var mı? Öncelikle yıllar öncesinden iyi ki sizi tanımışım diyorum, Malatya ya her geldiğimde bana gönlünüzün kapılarını açıp her konuda destek verdiğiniz için. Ayrıca Malatya Son Havadis okuyucularına selamlarımı saygılarımı sunuyorum, yakında güzel başarılarla tekrardan görüşmek üzere. Son havadis okuyucularını; Tarkan KÖYLÜ / Yazar sayfası Tarkan KÖYLÜ / Kum Sanatı, sanat sayfası Tarkan KÖYLÜ / Kişisel Sayfama bekliyorum Aşkına sağlık kitabından anlamlı sözler: ‘’ Sen İstanbul gibi baktıkça, ben her daim FATİH Olurum ‘’ ‘’ Yazdığım şiirlerin bir önemi yok, elini kim tutsa ŞAİR olurdu ‘’ ‘’ Söylesene ey SEVGİLİ… Sen şimdi bende yaşayıp başkasında öleceksin öyle mi?‘’ ‘’ Nihavend makamında bir şarkıydın sen Eskiler unutmuştur, yeniler bilmez adını ‘’ ‘’ Adın dilimde bir şiir, gözlerin ömrümde gördüğüm en güzel şehir ‘’ ‘’ Ben senin için üşürüm, sen rahat rahat yan sevgili ‘’ ‘’ Hep gidene kızar, gidene sitem eder, gidene şiirler yazarız, Gelenin hiç sucu yok mu, gelmeseydi gider miydi?’’ ‘’ Elimde yarım yamalak notlarla, ben sana çalışırken Sen başkasına kopya veriyordun,’’ ‘’ Daha ne kadar uzaklaşacaksın bilmiyorum ama bir adım öten ayrılık ‘’ ‘’ Yaramaz bir çocuk gibi yüreğin, hangi şarkıya girsen çıkmak bilmiyorsun Bir daha, bir daha, bir daha dinletiyorsun .

Tarkan  tarkan1tarkan2

Tarkan Köylü , Yalnızlık Çok Kalabalık , Askına Saglık , Kuyu Fimi

Tarkan Köylü

19 Nisan 2018 Yazan  
Kategori Biyografiler

Tarkan  Köylü

tarkankoylu

Tarkan Köylü  Sinema ve Sanatı  Malatyalı Şair, Yazar, Oyuncu, Kum Sanatçısı, Eğitimci Tarkan Köylü’ye mikrofonumuzu uzattık. Sevgili hocam ben şahsen sizi yakinen tanıyorum, ancak henüz tanımayan okuyucularımıza Kendinizi biraz tanıtır mısınız? Merhabalar, ismim Tarkan Köylü, Malatya Yeşilyurt / Cafana doğumluyum, İnönü Üniversitesi eğitim fakültesi Resim öğretmenliği bölümünü bitirdim. Malatya, Kahraman Maraş ve Antalya olmak üzere yaklaşık 14 yıldır özel öğretim kurumlarında yöneticilik ve görsel sanatlar öğretmeni olarak görev yaptım, şuan Antalya da özel bir kolejde görev yapmaktayım. Ayrıca şahsıma ait Tarkan Köylü Sanat Atölyesinde hobi amaçlı dersler vermekteyim.

1988 yılında başlamış olduğum Taekwondo sporuna profesyonel olarak devam etmekteyim ve Filipin savunma sporu olan Kali arnis Escrima savunma sanatı ile ilgilenmekteyim, Escrima savunma sanatının Antalya il temsilciliğini yapmaktayım. Geçen yıl itibariyle şiir ve deneme yazılarından oluşan ( Aşkına Sağlık ) isminde bir kitabımız çıktı. Bu yıl 14 Şubat tarihinde çıkarmayı planladığımız ( Yalnızlık Çok Kalabalık ) isimli kitabımızın hazırlığı bitmiş durumda, çıkacağı ve okuyucularıyla buluşacağı tarihi bekliyor. Türkiye de sayılı kişilerin profesyonel anlamda ilgilendiği Kum Sanatı ile ilgilenmekteyim. Vizyona Girmiş  olan ( KUYU ) isimli Sinema filminde oyunculuğa ilk adımımı attım, ilerleyen günlerde oyunculuk anlamında farklı projelerimiz bulunmakta, inşallah yakın zamanda ekranlarda olacağım.

Etiket
Tarkan Köylü, Kuyu filmi, Aşkına Sağlık, Yalnızlık Çok Kalabalık

Karadeniz Sohbet

15 Nisan 2018 Yazan  
Kategori Biyografiler, Genel

karadeniz-sohbet
Karadeniz sohbet odaları

Karadeniz sohbet odalarında aşk bile bambaşka. Acaba sen anlat karadeniz dizisinden mi esinlenmiş?
Elbetteki hayır karadenizin suyuna çekmiş.
Bizim sohbet odasında Karadeniz usagu çok var. Örneğin; bluesea her sabah kuymak ister. Kimde kahvaltı sırası kim yapacak der. Biz bayanlarda kuymağı ustasına bırakırız. Karadeniz usagu olan bluesea ye yani.
Karadeniz sohbet odaları o güzel Karadenizin hırçın dalgaları gibi dalgaları gibi
Sen anlat karadeniz dizisinin deli tahiti gibi. Nefes ve tahir aşkı gibi anlaşılmaz. İzleyen okuyucumuz ve sohbet edenimiz elbette vardır. Google aramalarında Karadeniz sohbet aradiysaniz ve bu makale örneğini bulduysaniz, eminim ki sen anlat karadeniz dizisini de izliyorsunuzdur.

Karadeniz sohbet odaları

Karadeniz sohbet odaları cicisohbet.net de kaliteli sohbet adresinde. Elit, anlayışlı, saygılı ve hoş sohbet eden ekibiyle sohbette fark yaratan cicisohbet.net Omegla ile de karşınıza farkıyla çıktı. Karadeniz sohbet şimdi Omegla ile eş değerde.
Sen anlat karadeniz in tahir ile nefesin aşkı, yada mustafa ve asiyenin cilvesinimi istiyorsunuz? Işte sizlere yepyeni bir yer. Kaliteli sohbet adresi olan cicisohbet.net omegla sohbet ile sizlerle.
Kim demis aşk yok diye, kim demis dost olunmaz sohbette diye? Ister arkadaş ister sevgili aradığınız ne varsa Karadeniz sohbette.
Sen yeterli hazırım de. Biz sohbetimizde kurmak tarifinde alırız, sen anlat karadeniz hakkında tartışırız da. Karadeniz insanını bluesea anlattı biz dinledik.
Sende karadenizli bilmiyorsan öğrenmek için, harika bir karadenizliyse tanışmak ve tanıtmak için yapman gereken www.cicisohbet.net adresine pratik ve kolay her yolla erisim sağlamak.

Karadeniz sohbet

Kaliteli sohbet de Omegla farkıyla sende heyecan verici ve tadıyla sohbet edebilirsin. Zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız bile. Erişim için mirc, irc girişi, mobil uygulama oda olmadı diyorsanız google amcaya sorun.
Karadeniz insanıyla chat mi yapılır demeyin. Karadeniz sohbetin asi ve hırçın insanlarla oluşuna bakmayın. Kalpleri bir kuş kadar narin ve naif, sizi incitmek. Sevmeye gelince adam gibi sever. O sevgi icin ölüme bile kafa tutar.
Karadeniz insanıyla chat kaliteli sohbet demek. O hoş sohbetin tadı damağınızda kalacak.
Bu kadarla kalmadık Artvin sohbet, Rize sohbet, Trabzon sohbet, Bayburt sohbet, Gümüşhane sohbet, Giresun sohbet, Ordu sohbet, Tokat sohbet, Amasya sohbet, Samsun sohbet, Sinop sohbet, Çorum sohbet, Kastamonu sohbet, Bartın sohbet, Karabük sohbet, Zonguldak sohbet, Bolu sohbet, Düzce sohbet te karadeniz sohbet odalarında. Karadeniz illerinden en güzel sohbet sizler için.
Karadeniz sohbet de gizli bir hayranın var. Hemen şimdi zaman kaybetmeden sende gizli hayranın kim sende öğren.
Mobilden yada bilgisayarınızdan www.cicisohbet.net adresine hemen sende tıkla. Gizli hayranın kimmis sende hemen öğren. Karadeniz sohbet farkını sende anla.

Saygı ve sevgilimizle
Etiketleri
Karadeniz sohbet odaları, Karadeniz sohbet, Omegla, kaliteli sohbet, sen anlat karadeniz, Sohbet Karadeniz

Nükleer Santral Nasıl Çalışır

03 Nisan 2018 Yazan  
Kategori Biyografiler

Nükleer Santral Nasıl Çalışır

Nükleer santraller, gelecekte insanlığın en büyük umudu ve en derin korkuları arasındaki sınır çizgisinde bulunmaktadır. Dünyada birçok ülkenin enerji ihtiyacını karşılayan ve ülkemizde de yapım çalışmalarına başlanan nükleer santrallerin nasıl çalıştığını sizler için inceledik.

Atom enerjisi, bizlere fosil yakıt bağımlılığını azaltarak temiz enerji alternatifi sunmaktadır. Temiz enerji sunması, bizlere atom enerjisinin güzel bir yönünü yansıtsada Çernobil ve Japonya nükleer santrallerinde gerçekleşen facialardan dolayı insanlar nükleer enerjiye şüpheyle yaklaşmaktadırlar. Fakat gelişen teknolojiyle beraber var olan santraller veya yapılmakta olan santraller geniş güvenlik önlemleri alınılarak donatılmaktadır. Bu önlemler nükleer santralleri daha güvenilir hale getirmektedir.

Nükleer Fisyon: Reaktörün Kalbi

Tüm kozmik veya evrensel enerji bize adeta “Nükleer” kelimesini çağrıştırır. Nükleer santrallerde enerji, bir nevi çeşitli kömür santrallerinin çalışma biçimlerine benzemektedir. Her ikisinde de ısınan basınçlı su buharı türbinlere yönlendirilerek enerji açığa çıkartılır. Fakat nükleer enerji ile kömür santralleri arasındaki en önemli faktör bir nevi suyu ısıtma yöntemidir. Nükleer fisyon doğal olarak her gün olmaktadır. Uranyum, sürekli olarak çok yavaş bir hızda kendiliğinden fisyona uğrar. Bir süre sonra radyasyon yaymaya başlar. Bu yüzden nükleer santrallerin indüklenen fisyonu gerçekleştirebilmek için ne kadar önemli olduğunu görürüz.
Uranyum dünyada bilinen bir elementtir ve dünyamız oluştuğundan beri bulunmaktadır. Uranyumun birçok çeşidi olmasıyla beraber, uranyum-235 (U-235) en çok bilinen ve nükleer enerji için en önemlisidir. Doğal yollardan bozulan zenginleştirilmiş U-235, ortama 2 nötron ve proton yayar. Yayılan bu nötronlarda başka bir U-235 in çekirdeğine çarpar. U-235’in çekirdeği gelen nötronu emerek U-235’in kararsız hale gelmesini sağlar. Kararsız hale gelen bu U-235 bölünür ve çok yüksek bir fisyon enerjisini açığa çıkarmış olur. Böylelikle ilk fisyon tepkime zinciri başlatılmış olunur. Çıkan bu enerjiyle beraber ortama daha çok nötron yayılır. Bu nötronlar ortamda bulunan tüm uranyum çekirdeklerine çarparak tepkimeye devam eder. Ortaya çıkan enerji o kadar büyüktür ki kontrol edilmediği takdirde sonuçları ölümcül olacaktır. Kontrol içinse fazla fisyon enerjisini absorbe eden ve uranyumun tepkimeye girmesini engelleyen üniteler vardır.

Ortaya çıkan enerji, suyu çok yüksek sıcaklıklarda buharlaştıracak kadar güçlüdür. Buharlaştırılan su buharı türbindeki kanatlara çarparak türbin şaftını döndürür ve jenaratörün elektrik enerjisi üretmesini sağlar. Üretilen enerji iletim hatlarıyla trafolara yönlendirilir. Türbinde kullanılan sıcaklığı ve basıncı düşmüş su buharı tekrar yoğunlaştırılıp bir döngü halinde tekrar kullanılır. Bundan dolayı nükleer santraller deniz, göl, nehir gibi yapıların olduğu yerlere inşaa edilirler. Tek bir U-235 bozulması ile yaklaşık olarak 200 MeV (200 mega elektron volt) enerji açığa çıkar.

Nükleer Santralin İç Yapısı ve Güvenliği

Zenginleştirilmiş uranyum genellikle 1 inç (2,5 cm) uzunluğunda peletler (yakıt çubuğu) halindedir. Sonra, peletler uzun çubuklar halinde toplanır ve bir demet haline getirilir. Bu demetler suyun dibine, basınçlı bir kazanın içine yerleştirilir. Burada su, soğutma görevi görür. Kendi haline bırakılan uranyum aşırı ısınır ve eriyip fisyon tepkimeleri başlatır. Nötronun, uranyumun aşırı ısınmasını veya aşırı soğumasını önleyecek bir mekanizma olarak kontrol çubukları adı verilen yapılar pelet demetleriyle beraber su altında bulunurlar. Operatörler nükleer reaksiyonun hızını belirlemek için, örneğin sıcaklığı yükseltmek için kontrol çubuklarını biraz kaldırarak ortamdaki nötronların salınımıyla beraber sıcaklığı artırıp fisyon tepkimelerini başlatır. Eğer sıcaklığı düşürmek istiyorsa kontrol çubuklarını indirerek sıcaklığı düşürüp sistemi stabil tutarlar. Bu şekilde nükleer santralde kontrol sağlanmış olunur. Aynı zamanda sıcaklığı korumak için, santral içindeki su pompalarıda önemli bir rol oynar.

Pelet (Yakıt çubuğu)

Yakıt ve kontrol çubukları

Nükleer Santralin Dış Yapısı ve Güvenliği

Bir nükleer santralin çevresi ve santralin yapıldığı dış malzeme herhangi bir radyoaktif sızıntıyı önlemelidir. Beton astar genellikle radyasyon kalkanı olarak nükleer santrallerde kullanılır ve adeta basınçlı bir reaktör çevresi oluşturmaktadır. Aynı zamanda reaktörü çevreleyen çelik muhafaza, radyoaktif gaz ya da sıvı sızmasını önlemek için bariyer görevi görmektedir.
Resimde de görüldüğü üzere beton yapının üzerine çelik yapı yerleştiriliyor.
Bu betonarme ve çelik yapı, deprem hatta bir jet uçağının çarpmasından kaynaklanan büyük zararları önleyebilecek kadar güçlü bir şekilde tasarlanmaktadır. Aynı zamanda fisyonun gerçekleştiği reaktörde, beton ve çelik döşenerek korunur. Hem dış hem iç beton ve çelik yapıları, tamamiyle yüksek basınca, sıcaklığa karşı dayanıklı bir şekilde yapılmaktadırlar.

Nükleer Santralin Artıları ve Eksileri

Öncelikle artılarına bakacak olursak;
►Fosil yakıtlara bağlı değil bundan dolayı fiyatında çok bir dalgalanma olmuyor.
►Fosil yakıtlar atmosfere çok fazla miktarda karbondioksit yayıp havayı kirletmektedir. Fakat nükleer santrallerin karbondioksit emisyonu çok düşüktür.
►Fosil yakıtların verdiği zarara oranla nükleer santraller atmosfere çok az radyoaktif madde yayımlar.
►Az bir yakıt gereksinimi vardır.
Nükleer fisyon, fosil yakıt alternatiflerine göre birim ağırlık başına yaklaşık bir milyon kat daha fazla enerji üretir.

Eksilerine bakacak olursak;

►Tarihsel olarak, uranyum madenciliği ve arındırıcı uranyum çok temiz bir süreç değildir. Nükleer yakıtı taşırken dahi radyoaktiviteden etkilenme olasılığı vardır.
►Ortalama bir nükleer santral, yılda yüksek seviyeli bir şekilde yaklaşık olarak 20 ton nükleer atık oluşturur.
►Bu atıkların hepsi radyasyon ve ısı yayar en sonunda onu tutan herhangi bir konteyner paslanmasına neden olur. Çünkü radyasyon malzemeye yaşlandıracak şekilde nüfus eder. Bu da bir yaşam formu için ölümcül olabilir.

►Aynı zamanda nükleer santraller, düşük seviyeli nükleer atıkta üretim boyunca oluştururlar.

Nükleer Felaket ve Reaktörü Kapatma

Radyoaktiviteli ve indüklenmiş fisyon tepkimeleri, her nükleer reaktörün kalbinde gerçekleşmektedir. Bu reaktör kontrolden çıkarsa sonuçları felaket olabilir. Uzun yıllar önce gerçekleşen çernobil faciası nükleer arıza üzerine belkide en iyi örneklerdendir. 1986 yılında, Ukraynada ki nükleer reaktör milyonlarca dönümlük araziyi yok ederek 50 ton radyoaktif madde yayılmasına sebep oldu. Felaketten en az 30,000 kişi zorla tahliye edilmek zorunda kalındı ve bu süreç içerisinde, kanser ve radyoaktif maddelerin sebep olduğu hastalıklardan dolayı bir çok kişi öldü.
Çernobil reaktörünün almış olduğu ürkütücü hasar
11 mart 2011 Cuma günü Japonya, modern tarihinin en büyük depremini yaşadı. Depremden kaynaklanan tepki Fukushima-Daiichi nükleer santralini vurmadan, hasarsız bir şekilde kontrol çubuklarını ve nükleer reaktörü 10 dakika içinde kapatmayı başardılar. Fakat hemen sonradan gelen tsunami felaketi ile Fukushima-Daiichi nükleer santralinde soğutucu pompalar arızalandı ve aşırı ısınmadan dolayı patlama meydana geldi. Çernobil ve Fukushima-Daiichi nükleer santralleri, bu santrallerin yıkıcı gücünü adeta gözler önüne sermektedir.
Fukushima-Daiichi nükleer santralindeki yangını söndürme çalışmaları
Sonuç olarak bu enerji üretme biçimi ne kadar riskli olsa da bir o kadarda ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ihtiyaçtan dolayı bu santraller yapılırken ve yapıldıktan sonraki aşamalarda çok dikkatli olunmalı. Ülkemizdeki nükleer enerji alanında yaşanacak olan gelişmeleri hep beraber göreceğiz.

Ozlem Sohbet

19 Eylül 2016 Yazan  
Kategori Biyografiler

ozlemsohbet

Özlem Sohbet

Ozlem Sohbet Odaları , Ozlem Sohbet , Sohbet Özlem , Özlem Sohbet , özlem sohbet , özlem chat

Ozlem Sohbet Odaları , Ozlem Sohbet , Sohbet Özlem , Özlem Sohbet , özlem sohbet , özlem chat

Ozlem Sohbet Odaları , Ozlem Sohbet , Sohbet Özlem , Özlem Sohbet , özlem sohbet , özlem chat

Ozlem Sohbet Odaları , Ozlem Sohbet , Sohbet Özlem , Özlem Sohbet , özlem sohbet , özlem chat

Ozlem Sohbet Odaları , Ozlem Sohbet , Sohbet Özlem , Özlem Sohbet , özlem sohbet , özlem chat

Ozlem Sohbet Odaları , Ozlem Sohbet , Sohbet Özlem , Özlem Sohbet , özlem sohbet , özlem chat

 

Yaz Sohbet

19 Eylül 2016 Yazan  
Kategori Biyografiler

yazsohbet Yaz Sohbet Odaları .

Sohbetin Dostluğun Gerçek Adresi , Yaz Sohbet , Sohbet Yaz , Sohbetyaz , omegla

Sohbetin Dostluğun Gerçek Adresi , Yaz Sohbet , Sohbet Yaz , Sohbetyaz , omegla

Sohbetin Dostluğun Gerçek Adresi , Yaz Sohbet , Sohbet Yaz , Sohbetyaz , omegla

Sohbetin Dostluğun Gerçek Adresi , Yaz Sohbet , Sohbet Yaz , Sohbetyaz , omegla

Arda Kural

22 Haziran 2015 Yazan  
Kategori Biyografiler

images arda-kural-nefrin-le-8eff3ca9035e758cc006

Arda Kural

Bir zamanların aranan oyuncusu Arda Kural’ın şizofren teşhisi konulduktan sonra hayatı alt üst oldu. Oyuncunun artık evden dışarı adımını atmadığı öğrenildi.

Arda Kural evinden dışarı çıkamıyor Oyunculuğu ve sinema sektörünü bırakan Kural, kimseyle görüşmek istemiyor. Gittikçe kilo alan Arda Kural’ın artık evden dışarı adımını atmadığı öğrenildi
Arda Kural 2000’li yılların aranan yakışıklı oyuncusuydu.Fakat 2011 yılında kendisine şizofreni tanısı konulmasıyla hayatı kabusa döndü. Sinema ve film sektörünü bırakan yakışıklı yıldız, artık evinde sakin bir hayat yaşamayı tercih ediyor.
KİMSEYLE GÖRÜŞMÜYOR
Arda Kural son dönemlerde sinema ve film sektöründen uzak bir hayat yaşıyor. 2011 yılında şizofreni tanısı konulan yakışıklı yıldız kendisine yepyeni bir hayat seçti. Evinden hiç dışarı çıkmayan Kural, yakın arkadaşı Yıldız Asyalı’ya soruldu. Güzel yıldız, ”Yüz yüze kimseyle görüşmüyor, tamamen iyileşti mi bilmiyorum. Bir kaç dizide konuk olarak oynar mı diye sormuştum, ‘Bıraktım ben o işleri, oynamak istemiyorum.’ cevabını aldım. ” dedi.
ŞİZOFRENİ BELİRTİLERİ
Şizofreni hastaları dünyayı değişik algılar. Normalde çevrede varolan uyaranlar dışında olmayan sesler, hayaller, garip kokularla dış dünya karışık ve anlaşılmazdır.Bu ortamda hastalarda anksiyete artışı, heyecan ve korku sıktır. Bu duygularla genelde normal olmayan davranışlar sergilerler.

Oguzhan

12 Mayıs 2015 Yazan  
Kategori Biyografiler

oguz oguz1 oguz3 oguz4

dj akman

05 Nisan 2015 Yazan  
Kategori Biyografiler

sohbet-logo

dj akman şarkılarını, videolarını web sitemizde bulabileceğiniz gibi dj akman hakkında biyografi ve özel resimlerede ulaşabilirsiniz. cicisohbet.net olarak dj akman hakkındakı bılgı ve genel goruslerı sızlere sunmaktan mutluluk duyarız.

Petek Dinçöz Biyografi’si

14 Kasım 2014 Yazan  
Kategori Biyografiler

Petek Dinçöz Biyografi'si

KISACA BİRAZ PETEK DİNÇÖZ’ÜN GEÇMİŞİNE BAKALIM

Kısaca Öz olarak Petek Dinçöz’zü Tanıyalım..
Petek Dinçöz’ün Kısaca Hayat Hikayesi ve Biyografi’sini Gerçek Kimliğini Öğrenelim..

Petek Dinçöz 17 Yaşında Yani 1997 Yılında Kıbrısta Düzenlenen Bi Güzellik Yarışmasında KAriyerinde Güzellik yarışmasında 2nci Oldu. Güzellik Yarışması’nın Hemen Ardından Petek Dinçöz’e Gelen Film Teklifleri Adeta Petek Dinçöz’ü Büyüleyip Dizi Oyuncusu Olmaya Başladı. 1998 Yılında Mankenliğe Aday Olarak Mankenliğe Katıldı, ve 1998 Yılının En Güzel Fiziğe Sahip Olan Manken olarak Seçildi. 1999 Yılında :Sırılsıklam: adlı Dizide, ardından 2000 Yılında :Zehirli Çiçek: Adlı dizide Rol Almaya Başladı 2000 Yılında Bunu Unutmadan Mehmet Ali Erbilin Sunduğu Çarkıfelek Yarışmasında Sunucu olarak Çalışmaya yani Görev Almaya Başladı.

ADI & SOYADI: Petek Dinçöz

DOĞUM TARİHİ: 29/05/1980

DOĞUM YERİ: izmir

MESLEK: Şarkıcı

Hülya Avşar Biyografi’si

14 Kasım 2014 Yazan  
Kategori Biyografiler

Hülya Avşar Biyografi'si

HÜLYA AVŞARIN GERÇEK BİYOGRAFİ’Sİ VE HAYAT HİKAYESİ

Öncelikle Hülya Avşar’ın Hayatını ve Biyografi’sini Merak Edenler için Ekliyoruz.

Balıkesir’in Erdemit ilçesinde Celal ve Emral avşarın ilk Çocuğu Olan Hülya Avşar Dünyaya Geliyor. Hülya avşar Ankara’nın Cumhuriyet Lisesinde Mezun Oluyor. Orta okulu Bitirdikten Sonra Okul hayatını Bırakan Hülya Avşar 1979 yılında Mehmet Tecirli adı Olan Bir Mühendis Öğrencisi Olan Mehmet tecirli ile Evlendi. Bu Evlilik anca Kısa Sürdü. Daha 16 Yaşında iken Hamile Olan Hülya Avşar Evliliğini Bitirip Boşanmaya Karar Verdi. Balıkesir’li Olan Babası Aslen Ardahan HAsköy’lüdür. 1981 yılında Boşanmasının Ardından istanbula Taşınmaya Karar verip İstanbula Taşındı. Ve Sonrasında 1983 Yılında katıldığı Bulvar Gazetesi tarafından Düzewnlenmiş Kainat Güzellik Yarışmasında Birincilik Aldı. Ve Yarışmanın Ertesi Günü Yani Yarışmadan Bir Gün Sonra Boşandığı Mehmet Tecirli ile Haberleri hızla Gazetelere yayıldı.ve Bu haberler kurallara aykırı olarak Bilinip Hülya avşara takılan Tac Geri Alındı. Sonrasında Çeşitli Reklam Filmlerinde Oynamaya Başladı.yaşamının Dönüm Noktası 1983 Yılın’da fikret hakan,salih güney beraberindePaylaştığı Başrolde Oynadığı Haram Film’i ile Oyunculuk Dünyasına ilk Adımını Atmış Oldu..

Biyografi Hülya Avşar Kimliği

ADI & SOYADI: Hülya Avşar

DOĞUM TARİHİ: 10/10/1963

DOĞUM YERİ: Balıkesir/Erdemit

MESLEK: Sinema Oyunculuk,Talk-Show Sunuculuğu