SUNNET OLMANIN FAYDALARI

30 Eylül 2016 Yazan  
Kategori Sağlık

SUNNET OLMANIN FAYDALARI

sunnet
Sunnet geleneksel olarak erkegin buyudugunu gosteren ve udgun seklinde kutladıgımız sunnet olan cocuga hediyeler verdigimiz bir sosyal faaliyettir.
saglık acısından da cok buyuk derecede faydası vardır sunet olmanın . bazı enfeksiyon hastalıkları sunnet olmanyanlarda daha sık gorulur . aynı zamanda sunnet olmayanlarda kanser riski daha cok vardır.
Sunnetsiz erkekler daha cabuk organzm olursunnet olan erkeklere gore . 1 – 5 yas arası cocuklarda sunnet yaptırmayı uzmanlar pek onermiyorlar . 5 – 9 yas arası sunnet olmayı uzmanlar oneriyor. Penisin en ucu, sinirleri en fazla taşıyan dokudur ve sünnet derisi bu glansı korur, koruduğu için de sinir uçları kapalı kalır. Sünnetten sonra glans penis tamamen küloda sürtünüyor, sinir uçları ölüyor. Bu dinimizin bir vecibesi ama yaparken çocuğun travmaya uğramaması açısından yeni doğan döneminde ya da 18 yaşından sonra yapılmasında fayda var.

sunnet1

sunnet , sunnet olmak , sunnet olmanın faydaları

sunnet , sunnet olmak , sunnet olmanın faydaları

Grip Tedavisi ve Korunma

22 Eylül 2016 Yazan  
Kategori Sağlık

grip-soguk-cocuk-alginligi

Grip Tedavisi Ve Korunma Yolları

Grip influenza isimli virüsün neden olduğu, aniden başlayan 39°C üzerinde ateş, halsizlik, şiddetli kas ve eklem ağrıları, titreme, baş ağrısı ve kuru öksürük gibi belirtilerle seyreden bulaşıcı bir enfeksiyondur. Bu kadar ciddi tablolar yol açan grip, halk arasında çok sık soğuk algınlığı ile karşılaştırılmaktadır. Grip ilk 24-72 saat arasında

bulaşıcı hale gelir ve istirahat ile 7-10 gün içinde geçer. Ancak bazı durumlarda hastalık ölümcül noktalara kadar gidebilir.Özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan; çocuklarda, yaşlılarda ve kalp, akciğer hastalığı, böbrek hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik hastalığı olan kişilerde ölüme kadar varılabilen ciddi sonuçlara yol açabilr. Bu nedenle hastalarda belirtiler şiddetliyse, durum giderek kötüye gidiyorsa, ateşiniz düşmüyorsa veya şu durumlar söz konusu ise: nefes alma zorluğu, kalıcı ateş, kusma, ağrılı yutma, kalıcı öksürük, kalıcı tıkanıklık ve baş ağrısı mutlaka hekime başvurmanız gerekir.
Soğuk algınlığı, gripten farklı olarak yüksek ateşin olmadığı, hafif kırgınlık, burun akıntısı ve hapşırma gibi belirtiler ile kendini gösteren, halsizliğe yol açmadığı için yatak istirahatı gerektirmeyen bir hastalıktır ve grip ile kesinlikle karşılaştırılmamalıdır.
Hastaların kesinlikle hekime başvurmadan ateş düşürücü ilaçlar ya da antibiyotik kullanmaması gerekir.
Her ikisi de solunum yolu hastalığıdır . Ancak bunlara farklı virüsler neden olur. Grip burun, boğaz, bronş ve muhtemelen akciğerler dahil solunum sistemini bozar.
Soğuk algınlığı ise sadece üst solunum yolunu etkiler. Bu nedenle gribin ateş, vücut ağrıları, yorgunluk gibi belirtileri soğuk algınlığına göre daha şiddetlidir. Gribin başlıca belirtileri ateş, yorgunluk, vücut ağrıları, titreme, baş ağrısı, boğaz ağrısı ve öksürüktür.

cicisohbet , grip , grip hastaligi , gripten korunma yolları , grip tedavisi , nezle

Benlerim Tehlikeli Mi Değil Mi????

19 Ağustos 2015 Yazan  
Kategori Sağlık

ben-hastalikvesaglik

Benlerim Tehlikeli Mi Değil Mi Benli olan kişilerin cok sıklıkta sorduğu benlerim tehlikeli mi yoksa değil mi? sorusuna bu makaleyi okuduktan sonra gayet rahat cevap verebileceksiniz. Güneş Dünya’nın isi kaynağı olduğu gibi, gönderdiği ışınlar sayesinde hem önümüzü görebilioyuruz, hem gerekli vitaminleri (A ve D vitaminleri) elde ediyoruz, hemde kemik gelişimimiz icin kısmen yararlanıyoruz. Bu Gunes ışınları sadece yukarda da bahsettiğimiz faydaların dışında bazı hastalıklar içinde bi nevi ilaç gibi gelir. Mesela sedef hastalığı, sivilce tedavisi ve egzema hastalıkları için güneş ışınları hem doğal hemde hızlı çözümler sunabiliyor. Lakin son zamanlarda bilim adamları gunes ışınlarının zararlarının yararlarından daha cok olabileceğine işaret ediyorlar. Gunes ışınlarının en fazla zarar verdiği görülen balıkçı ve çiftçiler ile anılan bazo cellular veya spino cellular adı verilen iki çeşit cilt kanseri tipidir. Bu kanser türü güneşte fazla durmaktan doğuyor. Bu cilt kanseri tiplerinin belirtilerinden biri iyileşmeyen yaralar olarak tanımlanıyor. Her kanserde oldugu gibi erken teshis her zaman hastanın şansını arttırır. Bugün dünyadaki en çabuk yayılan kanser tipinin adı malign melanom dur. Bu kanser tipi genel olarak benlerin üzerinde gelişir. Malign kelime olarak “kötu” yada bizim dilimizde “kötu huylu” manasına gelir. Bu kanser çeşidini genellikle cerrahi tedavi ve kemoterapi yöntemleri ile vücuttan def etmeye çalışan doktorlar bazı husulara uyarılarda bulunu ve sizler için sorduk. Yaz aylarında benlerin tehlikesi artar mı? Tabi gunes ışınlarının ulaşamadığı yerlerdeki benlerinde darbe yeme ihtimali yuksektir. Bu gunes isinlarinin ulaşamadığı benleri cok fazla zedelemen ameliyat veya ufak bir operasyon ile aldırmak en mantıklısıdır. Travma geçirmiş her ben kanser olacağı anlamına gelmez, lakin bir ben’in kanser olabilmesi icin bir şekilde travma gecirmesi gerekir. Bu bahsettiğimiz travma yani dilimizdeki “darbe” günei ışınları tarafından yapılır. Yani kısacası ne kadar çok güneş’e maruz kalırsak kanser olma riskimiz artmış oluyor. Yanıcak kadar guneşte kalma ve ani, fazla miktarda güneş altında durmak soyulma ihtimalini yükseltir. Soyulma eylemi ise biraz önce bahsettiğimiz “darbe” işleminin önde gelen örneğidir. Yanıp soyulduğunuzda, ölmuş olan hücreler darbe yedikten sonra kanserli yani kotu huylu değişime uğramış hücrelerimizin yayılmasına yol açar. Kısacası kanser hücrelerini vücudumuz kopyalar ve çoğaltır. Güneş ışınlarının “ultro viyola A” olan ısınları daha tehlikelidir. Buna rağmen, çoğu güneş koruyucuları sadece “ultro viyola B” tipi ışınlardan korurlar. Eğer güneş koruyucusu alıcaksaniz üzerini dikkatli okuyarak “ultro viyola A ve B” den koruması gerektiğinin ve 100 faktörlü olan ürünleri tercşh etmenizin sizler için daha yararlı olabilecegi husunun altını cizerek belirmek istiyoruz. Cilt Kanserinden Korunmak İçin Hangi Önlemler Alınmalı? Evvela, güneşin en yakıcı olduğu vakitler yani sabah 11 ile akşam 4’e kadar dışarı çıkmamak yapabileceğimiz en mantıklı önlem olacaktır. Buna üstelik, Güneşe cıktığımız vakitlerde ise yukarda önerdiğimiz ultro viyola A ve B ışınlarından koruyacak Güneş koruyucularini surunmek lazımdır. Diğer kanser türlerinde gördüğümüz gibi eğer ailenizde bu hastalığa tutulmuş olan varsa sizin riskini otomatik olarak artiyor. Irsi olarak kanser’e yakalanabilme imkani olan kiğiler sık sık kontrole gitmeleri önerilerimiz arasında bulunuyor. Baska bir öneri ise, vücudunuzda zedelenicek yerlerde bulunan benleri doktora gösterip gerekirse cerrahi yoldan kurtulmak en mantıklısı olacaktır. Tehlike hangi tarz ciltler için daha vahim? 1. Akrabaları arasinda cilt kanseri olanlar 2. Aşırı derecede açık tenliler 3. Güneşten dolayı feci sekilde yanıkları olanlar 4. Koyu renkte beni olanlar 5. Yoğun şekilde Güneşe maruz kalanlar Doktora ne zaman gidilmeli? a. Ben renginiz açık renkten koyu renge dönüşürse b. Beninizin yapısı bozuldu ise c. Beniniz aniden büyüdüyse yada söküldüyse d. Yanma, kaşıntı, ağrı gibi belirtileriniz var ise Yukardaki makalemizde siz okurlarımıza Benlerim Tehlikeli Mi Değil Mi sorusana guzel bir sekilde cevapladık ve size yardımcı olduğumuzu düşünüyorsanız lütfen asağıdaki yorum butonuna basıp bizlere yorumunuzu bırakınız.

Benlerim Tehlikeli Mi Değil Mi Benli olan kişilerin çok sıklıkta sorduğu benlerim tehlikeli mi, benlerim tehlikeli mi değil mi,malign melanom,ultro viyola b,ultro viyola  , Güneşin ultraviyole ışınları, A ve D vitaminlerini açığa çıkardığından özelikle çocukların kemik gelişimi için gereklidir. Ayrıca sedef hastalığı, egzama  , Sohbet, Chat, Sohbet Odaları, Tatlı Sohbet, Eski Mynet Sohbet

 

Obeziteye Karşı Zayıflama Kürleri

05 Haziran 2015 Yazan  
Kategori Sağlık

Obeziteye Karşı Zayıflama Kürleri

Obeziteye Karşı Zayıflama Kürleri

şifalı bitki çayları, kilo sorunu olan okuyucularımıza, üç tane metabolizmayı hızlandıran bitkilerin mucizesi tarifi;

Sevgili okurlarımız; Aşağıda tarifleri ve uygulamaları verilen bu bitki karışımını en az bir ay düzenli uygulamalıyız ki bizlerin üzerindeki etkisini ve faydasını görelim fakat bu uygulamayı yaparken mümkün olduğunca, süreklilik arz etmektedir. Eğer süreklilik sağlamaz,  kesik kesik uygularsak faydasını göremeyiz bunun içinde yapmış olduğumuz karışımı boşa yapmış oluruz ve faydasını göremeyiz. Bundan dolayıda rutin uygulamayı en az bir ay yapmamız gerekmektedir.

Ihlamur;Kaygıyı azaltır,Kan basıncını düşürür,Migren ağrılarını hafifletir,Öksürüğe iyi gelir

 

Altın otu;İdrar söktürücü, idrar yolu iltihaplarına karşı faydalı, Eklem ağrısı şikayetlerini azaltır.Tokluk verir,

 

Kuş Burnu; İdrar söktürücü, Doğal bir antioksidandır, C vitamini içerir, kolesterolü düşürür, Kan basıncını düzenler.

 

Hazırlanışı;

5 Bardak suya birer tutam Ihlamur, Altın Otu ve 1 avuç kuş burnu atılarak  birlikte 5 dakika kaynatılır. Kaynatılan bu çay yemeklerden yarım saat önce birer su bardağı içilir.

İkinci tarifimiz;

Keten Tohumu; Kan şekerini dengeler,Yaşlanmaya bağlı dikkat dağınıklığına karşı iyi gelir,Öksürüğü giderir,Bağışıklık sistemini güçlendirir,Ruhsal bozukluklara karşı iyi gelir, Mide-bağırsak sorunlarına karşı iyi gelir,

Bir yemek Keten Tohumu, üç yemek kaşığı yoğurt, karıştırılarak yenilir,

Üçüncü tarifimiz ise;

 

Pul Biber; Kalori yakmak için birebirdir,Düzenli tüketimi kan dolaşımını hızlandırır,Kırmızı pul biber kalp ve sinir sistemini güçlendirir,kimyasallardan kurtulmak için yardımcı olur,Soğuk algınlığı ve grip tedavisinde kullanılır,

 

İki yemek kaşığı yoğurt, bir tatlı kaşığı pul biber yarım tane limon suyu karıştırılarak yatmadan önce yenilir ve ayrıca her gün iki litre su beraberinde tüketilmelidir.

Sevgili okurlarımız, unutmayalım ki, kilo hormonal bir bozukluk yok ise tamamen günlük beslenme ile ilgilidir. Vücudumuzda yağ birikimini önlemek için doğanın mucizesi olan bitkilerden faydalanabiliriz, ama unutmayalım ki bitkilerinde ilaçlar gibi belli dozlarda alınması gerekir. Sebebi ise tüm bitkilerinde ilaçlar gibi artısı olduğu gibi eksi side olacaktır mümkün olduğunca tarifin dışına çıkılmayarak bitkilerin yararlarından faydalanılmalıdır. Aksine fazla kullanmaya başlar isek anatomimize yan etki yapacaktır. Bunun için tüm ilaçların faydalarının olacağı düşünüldüğü kadarda yineden tıp kurallarına uyularak doktorlarımızın vereceği tarifle-rede, harfiyen uyulmasında fayda vardır. Doğada bulunan tüm bitkilerin insan insan sağlığına ayrı ayrı faydalarının olduğu düşünülmektedir. fakat önemli olan hangi bitkinin neye iyi geldiğini bilerek uygulamakta fayda vardır.

UYARI:Kullanacağınız bu tarifleri mutlaka bir uzman hekim kontrolünden geçerek kullanınız.

 

Obeziteye Karşı Zayıflama Kürleri

01 Haziran 2015 Yazan  
Kategori Sağlık

Obeziteye Karşı Zayıflama Kürleri

Obeziteye Karşı Zayıflama Kürleri

şifalı bitki çayları, kilo sorunu olan okuyucularımıza, üç tane metabolizmayı hızlandıran bitkilerin mucizesi tarifi;

Sevgili okurlarımız; Aşağıda tarifleri ve uygulamaları verilen bu bitki karışımını en az bir ay düzenli uygulamalıyız ki bizlerin üzerindeki etkisini ve faydasını görelim fakat bu uygulamayı yaparken mümkün olduğunca, süreklilik arz etmektedir. Eğer süreklilik sağlamaz,  kesik kesik uygularsak faydasını göremeyiz bunun içinde yapmış olduğumuz karışımı boşa yapmış oluruz ve faydasını göremeyiz. Bundan dolayıda rutin uygulamayı en az bir ay yapmamız gerekmektedir.

Ihlamur;Kaygıyı azaltır,Kan basıncını düşürür,Migren ağrılarını hafifletir,Öksürüğe iyi gelir

 

Altın otu;İdrar söktürücü, idrar yolu iltihaplarına karşı faydalı, Eklem ağrısı şikayetlerini azaltır.Tokluk verir,

 

Kuş Burnu; İdrar söktürücü, Doğal bir antioksidandır, C vitamini içerir, kolesterolü düşürür, Kan basıncını düzenler.

 

Hazırlanışı;

5 Bardak suya birer tutam Ihlamur, Altın Otu ve 1 avuç kuş burnu atılarak  birlikte 5 dakika kaynatılır. Kaynatılan bu çay yemeklerden yarım saat önce birer su bardağı içilir.

İkinci tarifimiz;

Keten Tohumu; Kan şekerini dengeler,Yaşlanmaya bağlı dikkat dağınıklığına karşı iyi gelir,Öksürüğü giderir,Bağışıklık sistemini güçlendirir,Ruhsal bozukluklara karşı iyi gelir, Mide-bağırsak sorunlarına karşı iyi gelir,

Bir yemek Keten Tohumu, üç yemek kaşığı yoğurt, karıştırılarak yenilir,

Üçüncü tarifimiz ise;

 

Pul Biber; Kalori yakmak için birebirdir,Düzenli tüketimi kan dolaşımını hızlandırır,Kırmızı pul biber kalp ve sinir sistemini güçlendirir,kimyasallardan kurtulmak için yardımcı olur,Soğuk algınlığı ve grip tedavisinde kullanılır,

 

İki yemek kaşığı yoğurt, bir tatlı kaşığı pul biber yarım tane limon suyu karıştırılarak yatmadan önce yenilir ve ayrıca her gün iki litre su beraberinde tüketilmelidir.

Sevgili okurlarımız, unutmayalım ki, kilo hormonal bir bozukluk yok ise tamamen günlük beslenme ile ilgilidir. Vücudumuzda yağ birikimini önlemek için doğanın mucizesi olan bitkilerden faydalanabiliriz, ama unutmayalım ki bitkilerinde ilaçlar gibi belli dozlarda alınması gerekir. Sebebi ise tüm bitkilerinde ilaçlar gibi artısı olduğu gibi eksi side olacaktır mümkün olduğunca tarifin dışına çıkılmayarak bitkilerin yararlarından faydalanılmalıdır. Aksine fazla kullanmaya başlar isek anatomimize yan etki yapacaktır. Bunun için tüm ilaçların faydalarının olacağı düşünüldüğü kadarda yineden tıp kurallarına uyularak doktorlarımızın vereceği tarifle-rede, harfiyen uyulmasında fayda vardır. Doğada bulunan tüm bitkilerin insan insan sağlığına ayrı ayrı faydalarının olduğu düşünülmektedir. fakat önemli olan hangi bitkinin neye iyi geldiğini bilerek uygulamakta fayda vardır.

UYARI:Kullanacağınız bu tarifleri mutlaka bir uzman hekim kontrolünden geçerek kullanınız.

 

Benlerim Tehlikeli Mi Değil Mi

01 Haziran 2015 Yazan  
Kategori Sağlık

Benlerim Tehlikeli Mi Değil Mi

 

Benlerim Tehlikeli Mi Değil Mi

Benli olan kişilerin cok sıklıkta sorduğu benlerim tehlikeli mi yoksa değil mi? sorusuna bu makaleyi okuduktan sonra gayet rahat cevap verebileceksiniz.

Güneş Dünya’nın isi kaynağı olduğu gibi, gönderdiği ışınlar sayesinde hem önümüzü görebilioyuruz, hem gerekli vitaminleri (A ve D vitaminleri) elde ediyoruz, hemde kemik gelişimimiz icin kısmen yararlanıyoruz. Bu Gunes ışınları sadece yukarda da bahsettiğimiz faydaların dışında bazı hastalıklar içinde bi nevi ilaç gibi gelir. Mesela sedef hastalığı, sivilce tedavisi ve egzema hastalıkları için güneş ışınları hem doğal hemde hızlı çözümler sunabiliyor. Lakin son zamanlarda bilim adamları gunes ışınlarının zararlarının yararlarından daha cok olabileceğine işaret ediyorlar.

Gunes ışınlarının en fazla zarar verdiği görülen balıkçı ve çiftçiler ile anılan bazo cellular veya spino cellular adı verilen iki çeşit cilt kanseri tipidir. Bu kanser türü güneşte fazla durmaktan doğuyor. Bu cilt kanseri tiplerinin belirtilerinden biri iyileşmeyen yaralar olarak tanımlanıyor. Her kanserde oldugu gibi erken teshis her zaman hastanın şansını arttırır.

Bugün dünyadaki en çabuk yayılan kanser tipinin adı malign melanom dur. Bu kanser tipi genel olarak benlerin üzerinde gelişir. Malign kelime olarak “kötu” yada bizim dilimizde “kötu huylu” manasına gelir. Bu kanser çeşidini genellikle cerrahi tedavi ve kemoterapi yöntemleri ile vücuttan def etmeye çalışan doktorlar bazı husulara uyarılarda bulunu ve sizler için sorduk.

Yaz aylarında benlerin tehlikesi artar mı?

Tabi gunes ışınlarının ulaşamadığı yerlerdeki benlerinde darbe yeme ihtimali yuksektir. Bu gunes isinlarinin ulaşamadığı benleri cok fazla zedelemen ameliyat veya ufak bir operasyon ile aldırmak en mantıklısıdır.

Travma geçirmiş her ben kanser olacağı anlamına gelmez, lakin bir ben’in kanser olabilmesi icin bir şekilde travma gecirmesi gerekir. Bu bahsettiğimiz travma yani dilimizdeki “darbe” günei ışınları tarafından yapılır. Yani kısacası ne kadar çok güneş’e maruz kalırsak kanser olma riskimiz artmış oluyor. Yanıcak kadar guneşte kalma ve ani, fazla miktarda güneş altında durmak soyulma ihtimalini yükseltir. Soyulma eylemi ise biraz önce bahsettiğimiz “darbe” işleminin önde gelen örneğidir. Yanıp soyulduğunuzda, ölmuş olan hücreler darbe yedikten sonra kanserli yani kotu huylu değişime uğramış hücrelerimizin yayılmasına yol açar. Kısacası kanser hücrelerini vücudumuz kopyalar ve çoğaltır.

Güneş ışınlarının “ultro viyola A” olan ısınları daha tehlikelidir. Buna rağmen, çoğu güneş koruyucuları sadece “ultro viyola B” tipi ışınlardan korurlar. Eğer güneş koruyucusu alıcaksaniz üzerini dikkatli okuyarak “ultro viyola A ve B” den koruması gerektiğinin  ve 100 faktörlü olan ürünleri tercşh etmenizin sizler için daha yararlı olabilecegi husunun altını cizerek belirmek istiyoruz.

Cilt Kanserinden Korunmak İçin  Hangi Önlemler Alınmalı?

Evvela, güneşin en yakıcı olduğu vakitler yani sabah 11 ile akşam 4’e kadar dışarı çıkmamak yapabileceğimiz en mantıklı önlem olacaktır. Buna üstelik, Güneşe cıktığımız vakitlerde ise yukarda önerdiğimiz ultro viyola A ve B ışınlarından koruyacak Güneş koruyucularini surunmek lazımdır. Diğer kanser türlerinde gördüğümüz gibi eğer ailenizde bu hastalığa tutulmuş olan varsa sizin riskini otomatik olarak artiyor. Irsi olarak kanser’e yakalanabilme imkani olan kiğiler sık sık kontrole gitmeleri önerilerimiz arasında bulunuyor. Baska bir öneri ise, vücudunuzda zedelenicek yerlerde bulunan benleri doktora gösterip gerekirse cerrahi yoldan kurtulmak en mantıklısı olacaktır.

 

Tehlike hangi tarz ciltler için daha vahim?

  1. Akrabaları arasinda cilt kanseri olanlar
  2. Aşırı derecede açık tenliler
  3. Güneşten dolayı feci sekilde yanıkları olanlar
  4. Koyu renkte beni olanlar
  5. Yoğun şekilde Güneşe maruz kalanlar

 

Doktora ne zaman gidilmeli?

  1. Ben renginiz açık renkten koyu renge dönüşürse
  2. Beninizin yapısı bozuldu ise
  3. Beniniz aniden büyüdüyse yada söküldüyse
  4. Yanma, kaşıntı, ağrı gibi belirtileriniz var ise

 

Yukardaki makalemizde siz okurlarımıza Benlerim Tehlikeli Mi Değil Mi sorusana guzel bir sekilde cevapladık ve size yardımcı olduğumuzu düşünüyorsanız lütfen asağıdaki yorum butonuna basıp bizlere yorumunuzu bırakınız

 

Fotoğraf Çekerken Çok Dikkatli Olun

28 Şubat 2015 Yazan  
Kategori Sağlık

fotoğraf çekerken dikkatli olun

 

Bebeğinizin Fotoğrafını Çekerken Çok Dikkatli Olun

Bebeklerin göz yapıları yetişkinlere göre çok daha hassas ve bilinçsizce yapılacak bir çok hareket gözlerine zarar verebilir

Bebeklerin doğumdan sonra ya da çeşitli temaslar neticesinde konjonktivit oluşabileceğini ve bu durumun bebeklerin gözlerine damlatılan özel damlalar ile engellendiğini unutmamalıyız. Hastanede gerekli önlemler doktorlar tarafından alınırken eve getirdiğimiz bebeklerimizin bakımına asıl bu noktada dikkat etmemiz gerekiyor.

Bebekler doğduktan sonra 3 ay boyunca göz retinaları olgunlaşmaz bu yüzden fotoğrafını çektiğimiz çocuklarımızın gözlerine flaş patlatmak zarar verir. Çektiğiniz fotoğraflarda flaş kullanmamaya özen gösterin. Doğru bilinen bir yanlış daha var ki gözlerine limon damlatmak çocukların gözlerinde büyük zarara yol açabilir zira içerisinde bulunana asit çok yarayışlı değildir.

Bebeklerin Gözlerindeki Çapaklanmaya Engel Olun.

İlk doğduğunda normal olan fakat ilerleyen günlerde oluşmaya devam eden çapaklanma bebek için olumsuzluğa işarettir. Bakteriyel enfeksiyon riski vardır doktora götürerek hemen tedaviye başlanmalıdır.

Bebeğimizin gözünde 1 yaşına kadar çapaklanmalar meydana gelecektir. Bu durumda bebeğimiz gözüne zarar vermemesi için eline koruyucu eldiven takarak çapaklanma olan bölgeyi kaşıması önlenmelidir. Çapağı temizlemek için ılık su kullanılmalıdır.

Göz Muayenesine Dikkat

Bebeklerin ilk göz muayenesi 6. Aydan itibaren mutlaka yapılması gerekmektedir. Muayene sırasında gözlerde ki kaymalar, tembellikler ve gözün iç tabakasında oluşan rahatsızlar erken tanı ile hemen tedavi edilebilmektedir. İlk aydan itibaren bebeğinizin gözlerindeki akıntı geçmiyor ise göz yaşı tıkanıklığının habercisidir. 1 yaşına kadar devam eden bu rahatsızlık daha sonra tamamen kalkmaktadır. Bu süre zarfında doktora müracaat etmeli ve onun dediği yöntemleri uygulamayı ihmal etmeyin.

Gözlerde Kızarıklık Olması

Bebeklerde gözlerde kızarıklık, göz kayması ve şaşılık gibi durumlarda elleriyle ovmalarını engellemek için göz kapaklarının üzerine soğuk temiz havlu sürerek rahatlamasını sağlarız. Gözlerinin içinde küçük çizgiler halinde kanamalar meydana gelmektedir. Bebek bunu gözüyle çok oynaması ve tırnaklarıyla gözünü çizmesi sonucu kendisi yapmaktadır. Bu miktar çok fazla ise mutlaka doktora götürünüz. Doğum sırasında meydana gelen göz kaymaları ve şaşılık cerrahi müdahale ile geçirilmektedir.

Bebeklerde ki Boy Kısalığı Doğumsal Bir Hastalık Mı

28 Şubat 2015 Yazan  
Kategori Sağlık

Turner Sendromu

Yeni doğmuş kız bebeklerimizin hücrelerinde ki kromozom eksikliğinden dolayı ortaya çıkan bu rahatsızlık tıp dünyasında ve de halk arasında fazla bilinmemektedir. Hastalığın ismi ise Turner Sendromu

Kız çocuklarımızın yaşam kalitelerini ve sağlık durumunu alt üst edecek bir hastalıktır. Sendrom hakkında bilinçlendirme yapmak için Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Profesör Doktor Filiz Tütüncüler Turner Sendromu Derneği kurduğunu açıkladı.

Kısa Boylu Bebekler İçin Dikkat

Boyu kısa olan bebeklerin bu rahatsızlıktan dolayı iskelet sistemlerinde, yumurtalıklarında, kalp ve böbreklerinde yapısal problemler oluşmaktadır diyen Tütüncüler, Bebeklik döneminde hastalık boy kısalığı ile kendini gösteriyor. Yaşı ilerledikçe hormonlarının az olmasından dolayı adet görememe ve ya hamile kalamama gibi sorunlara sebep olmaktadır. Bu şekilde ki hastalar hormon tedavisi ile normal yaşamlarını sürdürebilmektedir dedi.

Erken Teşhis Etmek Çok Önemli

Turner Sendromlu çocuklar çocuk endokrinolojisi tarafından tedavi edilmekte. Tütüncüler’in kurduğu bu dernek sayesinde hastalığı tanıtmak, bu sendromu yaşayan çocukların sorunlarına çözüm üretmek hedeflerimiz arasında. Bu rahatsızlığı yaşayan çocuklar ve gençler tanıştırma ve kaynaştırma, ailelerin birbirine destek olmalarını sağlamak gerekiyor sözlerini kullandı. Ayrıca bu durum toplumun ve de doktorların hastalık konusunda daha fazla bilinçlenmesine yardımcı olacaktır. Koyduğumuz erken teşhisler sayesinde erken müdahale etme olanağımızda bulunmaktadır.

 

Doğru Süt Miktarı ile Kemik Hastalığına Son

28 Şubat 2015 Yazan  
Kategori Sağlık

doğru süt miktarı

Süt ve süt ürünleri üzerinde yapılan bilimsel çalışmalar, kalsiyum ihtiyacını karşılamanın tek kaynağının süt ve süt ürünleri’n de olduğuna kanaat getirilmiştir. Demir’in ise ana kaynağı et ürünleridir.

Günlük Kaç Litre Süt Tüketmeliyiz

Günlük karşılamamız gereken kalsiyum miktarı 1,200 Miligram’dır. Tekrar söylemekte fayda var kalsiyum miktarını karşılamanın tek kaynağı Süt ve Süt Ürünleri’dir. Günde bir vatandaşımız 1,2 litre süt tüketmekte mi sizce? Ne yazık ki kimse tüketmiyor. Günde 1,2 litre Süt ve ya Yoğurt tüketirsek Kalsiyum miktarını anca karşılamış oluruz. Süt içme alışkanlığımız doğduktan sonra annemizden emdiğimiz süt ile kalıyor. Şimdilerde yetişkinlerde ve genç arkadaşlarımızda süt içme alışkanlığı ne yazık ki yok.

Kalsiyum’un ne demek olduğunu bilmeyen gençlerimiz yaşları ilerledikçe başlarına gelecek olan kemik hastalıklarından da habersizler. Yurdumuz da bu rahatsızlığın en çok rastlandığı il Erzurum

Yurt Dışında Tüketilen Süt Miktarı

Ülkemizde pek de sevilmeyen Süt ve Süt Ürünleri Avrupa birliğine katılmış olan ülkelerde bir kişinin yılda tükettiği süt miktarı 70 ila 80 litre arasında değişmekteyken. Türkiye’de bu miktar kişi başına 25 Litre civarında anca oluyor. Süt ve Süt Ürünleri’ni çok tüketen ülkelerde kemik hastalığı 70’li yaşlarda görülürken, Ülkemizde çok genç yaşlarda görülmeye başlıyor.

Bebekleri Süt İçirip Hemen Uyutmayın!

Kalsiyum miktarını karşılamak tek başına önemli değil onu vücudumuza lokalize etmemiz gerek. Yani hareket etmemiz gerekiyor. Kalsiyum’u alıp oturmakla kaslara ve kemiklere hiçbir faydası olmamakta. Sütten ve Yoğurttan Kalsiyum alamayan kişiler için peynir tüketmeleri de faydalı olacaktır.

Peynir ve Kalsiyum

100 Gram peynir ile 600 Miligram kalsiyumu karşılamamız mümkün. Günde tükettiğimiz 100 gram kaşar peyniri kalsiyum miktarının hepsini karşılamaktadır. Fakat hem ekonomik yönden hem de vücudumuza bu kadar peynir yarayışlı gelir mi derseniz gelmeyebilir.

Nefes Alsam Kilo Alıyorum

27 Şubat 2015 Yazan  
Kategori Sağlık

su içsem kilo yapıyor

Yeni yapılan bir araştırma sonucu keşfedilen 93 gen bölgesi ezber bozacak.

Obezite için 300 bin den fazla kişinin DNA’larını inceleyerek şimdiye kadar yapılmış olan en ayrıntılı genetik harita çıkarıldı.

Bulunan 33 gen bölgesi, vücuttaki yağ dağılımını belirleyen en önemli faktör olduğunu keşfettiler. Bundan dolayı bazı kişilerin neden sadece tek bir bölgeden kilo aldığı da açıklığa kavuştu.

Geri kalan 60 gen bölgesi ise vücudun kitle endeksini etkilediğini ve sinir sistemiyle doğrudan bağlantılı olduğunu buldu

Araştırmanın başında bulunan Profesör Doktor Elizabeth Speliotes, Kilo problemi olan bir kişi doğal olarak nöroloğa gitmeyi düşünmez. Kilo aldığı için Obez oluğunu düşünür sinir sistemi kimsenin aklına gelmez. Ancak durum tamamen farklı yeni bulunan gen bölgelerinden bazıları iştahımızı kontrol ederken bazıları da yediğimiz yiyecekleri hafızalarına kaydetmektedirler.

Araştırma Neticesinde Elde Edilen Sonuç İse

Bulunan Gen bölgeleri Obezite’nin tek bir gene bağlı olmadığını göstermiş durumda. Obezite ile mücadele ederken herkes için tek bir çözüm yolu olmadığı, yaş ve cinsiyetlerde farklılık gösterdiği çözümüne ulaşılmış kesin ve net bilgiyi ise yapmış oldukları genetik bilgi sunacak.

Omega-3’ü Doğru Miktarda Alın

26 Şubat 2015 Yazan  
Kategori Sağlık

omega 3

Omega-3 Nerden Sağlanır

Omega-3’ü fazla miktarda alırsanız beyin kanaması ve felç gibi ihtimallerin yükselmesine neden olabilir.
Omega-3 ve Omega-6 insanların dışarıdan aldıkları doymamış ve uzun zincirli yağ asitleridir.
Bu tür yağ asitleri insanların vücudunda depolama ve enerji verme gibi fonksiyonu dışında temel olarak biyoaktif özelliği vardır.
Omega-6 çeşitli bitkisel yağlardan gerekli miktarın fazlası ile alınması Omega-3 te ise bu miktarı dengeleyecek kadar alınmaması ispat edilmiştir.
Omega-3 Nerden Sağlanır
Omega-3 hayvan etinden ve özellikle soğuk sularda plankton yiyerek beslenen balık ve bitkisel gıdalar yardımıyla alınır. Omega-3’ün tabletini almak daha sağlıklı olacaktır. Hayvan etinden almak isterseniz de doğal yeşillikle beslenen hayvanlardan almaya özen gösterin. Hormonların ortaya çıkması ile hayvanlarında beslenmeleri değişmiştir. Hazır yemler ve ya mısır küspesiyle beslenen hayvanlarda yeteri kadar Omega yoktur. Dışarıdan elde ettiğimiz Omega-3 insan sağlığını oldukça olumlu yönden etkiler. Bu yağ özellikle beyin ve sinir hücrelerimizde önem taşıyan yağlardır.
Damar sertliğinin önlenmesinde, kan akışkanlığını sağlamakta. Omega-3 satışı yapan yerde sertifikasını isteyip Eikosapentaenoik Asit (EPA) miktar 0,5 gram ve Dokosaheksaenoik Asit (DHA) miktar 1,8 gram bunların miktarlarının doğru olduğundan emin olmamız gerek.
Doktor Tavsiyesi Dinlenmeli
Omega-3, hasta eğer kan sulandırıcı ilaç alıyorsa ve beyin kanaması geçirdiyse yararlı olan Omega-3 insanları felç edebilir. Aspirin ve kan sulandırıcı ilaç alan kişilerin Omega-3 kullanımlarını bilinçsiz bir şekilde yapmaları hayat şartlarını olumsuz yönde etkiler.
Omega-3 tablet olarak kullanıldığında ve yeterli dozda alınırsa kilo artışına neden olmaz.

Selülit Sağlık Sorunu Olabilirmi

26 Şubat 2015 Yazan  
Kategori Sağlık

selülit zararları

Selülit neden kaynaklanır

Yapılan bir araştırma sonucunda ortaya çıkan durum şaşırttı. Selülitin sağlık problemi olabileceği doğrulandı.
Kötü beslenme ve hazır olarak tükettiğimiz gıdalar selülit sorununu da beraberinde getirdi. Her 10 kadın’dan 9’unda görülen bu hastalık sadece bacaklarda olmaz. Karın bölgesi, kalça, göğüs gibi bölgelerde de görülmesi normaldir. Bilinmesi gereken bir diğer husus ise bu estetik problemi değil tamamen sağlık problemi olmasıdır.
Selülit tedavisinde en etkili yöntem düşük yoğunluklu lazer tedavisidir. Genişlemiş olan yağ hücreleri, vücutta fazla su tutmaya başladığında dolaşım zayıfladığı için dokulara daha az oksijen gitmesine neden olur ve dokular elastik yapısını kaybeder bundan dolayı derinin üst kısmında pütür pütür yerler meydana gelir.

Selülit Zararlımıdır

Lazer terapi sayesinde cilt altında ki dokulara ulaşarak doğal iyileşme sürecini uyandıran özel bir ışındır. Selülit tedavisinde akla gelen ilk tedavi şekli lazer tedavisidir. Yalnız dikkat etmeniz gereken husus burada bahsedilen tedavi türünde ‘’düşük yoğunluklu lazer’’ tedavisi olmasıdır.
Lazer ışığı cilt ve cilt altına bulunan dokuya girdiğinde, kan hücreleri sayesinde emilip, enerjiye dönüşmektedir. Bunun sayesinde hücre geçirgenliği değişim göstererek hücre ve membranlar arasında ki micro sirkülasyonunu artırarak lenf dolaşımının hızlanmasında büyük rol oynar ve selülitin kalıcı olarak yok olmasını sağlamaktadır. Yüzümüzde bacaklarımızda bütün vücudumuzda ki selüliti uyararak düzleşmesine ve sıkılaşmasına yardımcı olur. Işını emen kan hücreleri kan dolaşımı artırarak cildin berraklaşmasına ve düzleşmesine yardımcı olur.

Kilo Almanın Yolları

13 Şubat 2015 Yazan  
Kategori Sağlık

kilo almak sağlıklı

İnsanlar kilolu olduğu kadarda zayıf olan insanlarda vardır. Kilolu insanlar ne kadar halinden şikayetçi ise bir o kadarda zayıf insanlar kendi halinden şikayetçidirler. Zayıf olan insanlar için aşağıda paylaştığımız kilo almanın en kolay yolları ve püf noktaları hakkında bilgiler eklemiş bulunmaktayız. Zayıf olan insanlar genellikle kilolu insanlar kadar halinden şikayetçi değidlirler. Zayıf insanlar kilolu insanlardan daha sağlıklıdırlar. Eğer gerçekten kilo almak istiyorsanız ayda mesela 5 ile 10 kilo almak istiyorsanız bu uygulamaları aynen uygulamak zorundasınız yoksa kilo almassınız..

Kilo vermek isteyen, bu konuda gayret gösteren pekçok insan var, peki zayıf olup kilo almak isteyenler ve bu konuda yardım isteyenler nerede? sesinizi duyduk ve yardımınıza yetiştik ve diyetisyenlerin önerilerinden oluşan 1 Ayda 10 Kilo Almanın Yollarını sizler için derledik.

Diyetisyenlerin bu önerilerine uyarak hızla ve sağlıkla kilo alacak, istediğiniz fiziğe kavuşacaksınız.
1 Ayda 10 Kilo Almanın Yollarında uyulması gereken tavsiyelere uymak hem çok kolay hem de hızla size kilo aldıracak bilgilerden oluşuyor.
Burda bildirilen talimatlara uyarak, 1 Ayda en az 10 Kilo Alacaksınız.

1 Ayda 10 Kilo Almanın Yolları
Öğün Miktarınız Yüksek Olsun
Zayıflamak isteyenler öğün miktarını düşürürler.
Kilo almak istiyorsanız kesinlikle öğün atlamayın özellikle kahvaltılarınız, kaşar, peynir, bal, tereyağı, ekmek türevleri gibi kalorisi yüksek gıdalardan oluşsun.
Ara öğünlerinizde de sevdiğiniz kilo yapan, kalorisi yüksek gıdalardan yiyin, böylece kısa sürede kilo alacaksınız. Kalorisi yüksek yiyecek listesinden oluşan, kalori cetvelini
yazımızın sonunda bulabilirsiniz.

Kalori Defteri Edinin
Yüksek kalorili yiyecek listesini çıktı alın ve bu liste yanınızda olsun hep.(Aşağıda bu listeyi sizle paylaşacağız)
Bu listeden sevdiğiniz yiyeceklerden oluşan ana ve ara öğün hazırlayın kendinize.
Yani bir nevi kendi kendinizin diyetisyeni olun:), Kilo almak, vermeye nazaran inanılmaz kolay ve zevkli, çeşit çeşit yiyeceklerden mahrum pekçok aşırı kilolu kadın varken,
kendinizi şanslı görün:)

kilo almanın yolları

Az Hareket Edin
Hareket edebilmemiz için enerjimizi yiyeceklerden alırız.
Yiyecekler sayesinde vücudumuz günlük yapılması gereken işleri için yakıt sağlamış olur.
Yani yiyecekler vücudun yakıtıdırlar.
Yüksek kalori alıp, az hareket ettiğimizde, bu aldığımız kaloriler yakılamaz ve vücutta yağ olarak depolanır.
Kilo almak isteyen kişiler, istedikleri kiloya kavuşana kadar, kalorisi yüksek besinlerden
tüketip, performans gerektiren işlerden uzak dursunlar.

Kalori Alım Miktarını Artırın
Günlük diyet listenize almanız gereken kaloriye 500 kalori eklemek bile işinizi görecektir.
500 kalori alımı zor bir miktar değildir.
Normal yemeğinizi yiyin ve buna ilave, ara öğününüze bu miktarlarda kalorisi yüksek olan gıdalardan ekleyin, bu kuruyemişte olabilir, çikolatada.
İnternet yardımıyla kalorisi yüksek gıdalar olarak aratıp, sevdiğiniz yiyecekleri günlük gıdalarınıza ekleyip kısa sürede kilo alabilirsiniz.

Meyve Suları Kilo Aldırıyor
Kilo almak isteyenler tükettiği gıdalara, midelerinde sorun yoksa, soda eklemelidir.
Yalnızca birkaç soda birkaç yüz kalori anlamına gelir. Soda sevmem diyorsanız, meyve sularıda işinize görecektir, meyve suları şeker ihtiva etttiklerinden, yüksek kalori demektir ve sağlıklı bir şekilde kilo almanıza yardımcı olurlar.
Günlük olarak, portakal suyu, limonata, veya katı meyve sıkıcağından sıkıp hazırlayacağınız sebze ve meyve sularını içmek, bunları ara öğünde içmek, size kısa sürede kilo aldıracaktır.

Geç Saatte Yemek Yiyin
Diyetisyenler zayıflamak isteyenlere akşam 7’den sonra yemek yemeyin, kilo yapar diye bildiriyor.
Kilo almak isteyenler bu uyarıyı dikkate alıp, akşam yemeklerini geç saate bırakmalıdır, geceleyin uykuda hareketsiz bir konumda olduğumuzdan kalori yakım miktarı düşüktür. Geç saatlerde yediklerinize size kilo olarak geri dönecektir.
Tansiyon veya herhangi bir sağlık sorununuz yoksa, geç saatlerde peynirli makarna, sütlaç, etli pilav gibi kalorisi yüksek karbonhidratlı yiyecekler yiyebilirsiniz.

Proteince Zengin Gıdalar Tüketin
Kilo almayı çok istiyorsanız, aldığınız protein miktarını artırın. Proteinlerde de kalorisi yüksek olanları tercih edin. Süt, peynir, ekmek, makarna gibi proteinler yüksek kalorili ve yüksek protein içerikli gıdalardır.
Proteince yüksek olup, her mutfakta bulunabilecek gıda listesi şu şekildedir:
peynir
fıstık ezmesi
Balık ve Kümes Hayvanları
Fasulye, Mercimek ve diğer Bakliyat
Ekmek ve makarna gibi tahıllar,
Kuruyemiş

Yağlı Yiyecekler Yiyin
Kilo vermek isteyen kişiler yağlı yemeklerden, yağlı yiyeceklerden kaçınır, kilo almak isteyenlere önerimiz
bunun tam tersi, hem sağlıklı hem de hızla kilo aldıran bir yöntemde yemeklerinizdeki zetinyağı ve tereyağı oranını artırın.
1 fincan sızma zeytinyağı 1920 kalori içerir, yemelerinizde hoşlanmıyorsanız, salatanıza ekleyebilir, zeytinlerinizin olduğu tabağın içine koyup banabilirsiniz.

Kalorisi Yüksek Aperatiflere Devam Edin
Günlük ana öğün miktarınız en az 3, ara öğün miktarınızda 2 olsun. Bu ara öğünlerde
atıştırmalıklarınız ekmeğe süreceğiniz fıstık ezmesi, sütlü tatlılar, tam yağlı peynirli ekmekler, kuruyemişler gibi sağlıkla ve hızla kilo alacağınız gıdalardan oluşsun.
Sağlıklı, sağlıksız farketmez, acele kilo almalıyım diyorsanız, hamburger, pizza, hamur işleride size kilo aldırcaktır.
İnce bir dilim pizza 300 kalori ihtiva etmektedir, ki bu çok yüksek bir miktardır.

Süt İçin
Sütü seviyorsanız, büyük bir bardak çikolatalı süt size yüksek kalori geticektir.
Yalnızca süt değil, milkshakelerde, özellikle meyveli olanları yüksek kalori içerirler.
Gün boyu canınız çektikçe bunlardan tüketerek hızla kilo alabilirsiniz.

Fıstık veya Fındık Ezmesi Yiyin
Fıstık ve fındık ezmeleri kilo almak için müthiş bir seçenektir, özellikle yüksek oranda fındık fıstık ihtiva eden tatlılar yüksek kalori sağlar.
Bir günde birkaç yemek kaşığı yiyin, ki ay sonunda istediğiniz kilodan fazlasını bile almış olarak bulabilirsiniz kendinizi:)

Haftada 2 Kez Dondurma Yiyin
Ne güzel bir tavsiye değil mi:), lezzetli ve kalorisi yüksek bir tavsiye bu:)
Dondurma içeriğinde bulunan şeker, meyve, süt gibi besleyici maddeler
sayesinde hem sağlıklı hem de enerjisi yüksek bir gıdadır.
Hem damak tadınıza hitab edecek, hem de size hızla kilo aldıracaktır bu önerimiz.

Kahvaltınız 2 Öğünden Oluşsun
Bir kahvaltı yerine, iki kahvaltı yapın. Sabah 7 gibi ilk kahvaltınızı yapın ve ikincisini saat 10 da yapın.
Her üç saatte bir yemek yemek size fazladan kalori kazandırmak demektir.
Bu durum size sağlıkla kilo aldıracaktır.

Porsiyonlarınız Büyük Olsun
Kilo almak istiyorsanız porsiyon miktarını artırın.
Herkes küçük bir tabakta az bir yemek koyarken, sizin tabağınız büyük ve yemeğiniz fazla olsun, burda dikkat edilecek husus doyduktan sonra yemeyin, doyduktan sonra
yemek, organlarımıza büyük tahribatta bulunur, bunun yerine kalorisi yüksek içerikli gıdalar doldursun, porsiyon tabağınızı.

Karbonhidratlı Gıdalara Yönelin
Ekmek, makarna, pasta, tereyağı, krem peynir gibi yüksek karbonhidrat içeren besinler, kilo vermek isteyenlerin düşmanı, kilo almak isteyenlerin dostudur.
Hızla kilo almak istiyorsanız bu karbonhidratlı gıdalardan bolca tüketin,
kilo vermek isteyipte veremeyinlerin hayallerini gerçekleştirmişte olursunuz:)

Meyve ve Sebze Tüketin
Kalorisi yüksek kiraz, armut, portakal, muz gibi gıdaları gün boyunca
tüketmek, size kısa sürede ve sağlıklı bir şekilde kilo aldıracaktır.
Meyvelerin çoğu şeker oranı olarak yüksektir, özellikle kokteyl meyve suları
vitamin, enerji ve kalori deposudur. Susadığınız zaman su ihtiyacınızı bu içeceklerle gidermek, kısa sürede size kilo aldıracaktır.

Diyetisyene Gidin
Pekçok çare denediniz fakat kilo alamıyorsanız, diyetisyene gidin ve bu durumun altında yatan biyolojik nedeni araştırın.
Hormonal nedenler, parazitlerin vücudu işgali, asabiyet gibi nedenler zayıflığın başlıca nedenlerindendir.
Hastalığınız tespit edilip, tedavi olduğunuzda kısa sürede kilo almaya başladığınızı.

 

 

 

 

Grip Ağrılarından Nasıl Kurtuluruz

12 Şubat 2015 Yazan  
Kategori Sağlık

grip ağrıları

Grip ve Kas Ağrıları
Gribin bilindiği gibi en kötü yan etkisi şüphesiz kas ağrısıdır. Biz ağrıların derdine düşerken vücudumuz da virüs’lere karşı savaş açmıştır. Kaslarımız ağrıdığı için hareket etmekte güçlük çekeriz. Ağrının dozu ise yaş faktörüne ve gribin şiddetine bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Bir çoğumuzun kasları ağrırken bir çoğumuzun da kas ağrılarının yanında ishal, kusma ve bitkinlik gibi belirtileri vardır.
Gribi kolay kolay atlatamayız 6 – 10 gün sürer. Bu zaman aralığında şiddeti orta veya ciddi aralığında değişen kas ağrıları mevcuttur. Bu kas ağrılarının temelinde ise vücudumuzun virüslere karşı savaşıyor olmasından kaynaklanıyor.
Yaşlı insanlarda bu süreç daha zordur onların kasları gelişme sürecini tamamlamış ve artık eskisi gibi çalışmamaktadır. Vücut ona karşı saldırı yapan virüslere hemen teslim olmamak için mutlaka savaşacaktır bu da yaşlıların daha fazla yorgunluk hissetmelerine ve de ağrılarının daha çok olmasına neden olur.

grip
Kas Ağrılarının Azaltmanın Yolları
Grip vücutta ciddi şekilde sıvı kaybına yol açacağı için grip süresince bolca sıvı tüketmemiz de ve düzenli beslenmemizde fayda vardır. Karşıladığımız sıvı miktarı kasların rahatlamasına daha önemlisi kramp girmesine engel olacaktır. Beslenme konusunda ise Protein miktarı zengin olan besinler tercih edilmeli protein kasların gevşemesi ve ağrının azalmasına yarar sağlar. Grip olduğumuzda canımız hiçbir şey istemez ancak bu durumda yememizde fayda var vücut direncimizi kazanmalıyız ki daha rahat savaşalım.
Hafifçe yapılan masajlar kas ağrılarına çok iyi gelir. Ancak unutmamız gereken husus bol sıvı ve protein yönünden zengin beslenmeliyiz. Aynı şekilde yapacağımız banyo da bizi rahatlatacaktır. Banyo yaptığımızda vücut sıcaklığımız düşecektir.

Yorgun Hissetmek Ciddi Bir Hastalığın Habercisi mi

12 Şubat 2015 Yazan  
Kategori Sağlık

yorgun hissetmek ciddi hastalıkmı

Uzun süredir çektiğiniz ve nedeni bir türlü açıklanamayan yorgunluk hissi ciddi bir hastalık olabilir mi?
Yeterince dinlenememe, fazla çalışma saatleri, yeteri dozda uyuyamamak yorgunluk denildiğinde akla gelen ilk etkidir. Fakat yorgunluk illa ki bu nedenlere bağlı olmayacaktır.
Nedir Bu Yorgunluk ve Ne Tür Bir Hastalıktır

Yorgun hissetmek
Yorgunluk hissi veren hastalıkları şu şekilde sıralayabiliriz:
Troid Bezi
Boynun ön alt kısmında bulunan küçük bir salgı bezi. Salgıladığı hormon sayesinde metabolizmayı kontrol edebilir. Troid Bezi çalışmazsa ve ya Troid Bezi İltihap kaparsa, hormon salgılayamaz. Bu durumda da metabolizmamız yavaşlar ve aşırı yorgunluk, sürekli uyuma, saç dökülmesi, kilo alma gibi nedenlere yol açar.
İdrar Yolu Enfeksiyonu
Genelde İdrar Yolu Enfeksiyonu geçiren kişiler, idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma, damla damla idrar yapma gibi belirgin semptonlar ile kendini belli etmeyebilir. Bazen yorgunluk, halsizlik tek belirti olabilir. İdrar testi ile bir sonuç alınabilir.
Kalp Hastalığı
Kadınlar üzerinde yapılan bir araştırmada Kalp Krizi geçiren kadınların, hissettikleri belirtiler sorulmuş %71 oranında yorgunluk gözlemlenmiş. Kalp Rahatsızlığında genel anlamda çarpıntı, çabuk yorulma, nefeslerde daralma, bacakların şişmesi ve dudaklarda morarma gibi etkileri vardır. Farkına varmadığınız bir Kalp Kapak Hastalığı’nın en önemli belirtisi ise yorgunluk ve ufak bir hareketle gelen bitkinlikdir.
Mide Hastalıkları
Mide Rahatsızlığı derin uykuyu engellediği için yorgunluk hissi verebilir. Mide içerisinde ki şeylerin yemek borusuna kaçması olayına Reflü denir. En sık gözlemlenen belirtisi yanma hissi, şikayetler genellikle gece olur ve hasta olan kişiye uyutmaz. Bu rahatsızlığın tekrarlandığı her gece uyku kalitesini olumsuz yönde etkiler boğazda yanma ve ses kısıklığı ile yaşam kalitesinin düşmesine neden olur.
Fazla Kafein Tüketmek
Kahve, çay, kola ve çikolata bu tarz yiyeceklerin içinde bulunan kafein vücudumuzda bağımlılık yaptığı gibi uyku açıcı ve enerji verici etkileri de mevcut olarak bilinir. Gündelik yaşamımızda fazladan alacağımız Kafein miktarı uykumuzu kaçırmaktadır. Öte yandan Kafein kişinin tam uyumasına engel değildir sadece derin uyumasına engel olmaktadır. Bu da sonuç olarak düzensiz ve kalitesiz bir uykunun habercisidir.

Sonraki yazılar »